Hoşgeldiniz 19 Temmuz 2018 Perşembe

YZB 2018 açıldı

12 Nisan 2018 | Haberler
Gümrük ve Ticaret Bakanı ile TOBB Başkanı’nın katılımıyla açıldı.
“Sizler bir araya gelebilirseniz, hiçbir yasal düzenlemeye ihtiyaç kalmaz”


Organize gıda perakende sektörünün en büyük organizasyonu olan Uluslararası Yerel Zincirler Buluşuyor Konferansı ve Fuarı (YZB) 2018, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. RifatHisarcıklıoğlu'nun katılımıyla kapılarını açtı. Zirvenin açılışında konuşan Bakan Tüfenkci; "Perakende ticaret sektöründe katma değer artırma ve hızlandırılması için sizlerden talepler geliyor. Perakende ticaret sektöründeki paydaşların ilişkilerinin güçlendirilmesini önemsiyoruz. Haftanın bir günü marketlerin tatil edilmesinden bahsettiniz. Taleplerinizi dile getirdiniz. Eğer sizler bir araya gelebilirseniz, hiçbir yasal düzenlemeye ihtiyaç kalmadan, kararla bunu deklare edebilirseniz" dedi.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) 2018,10'uncu yılında "Çevre" teması ile kapılarını açtı. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci; “Türkiye ekonomisinde perakende ve toptan ticaret yaklaşık 90 milyar dolarlık bir katma değer üretimi gerçekleştiriyor. Bu rakam, 126 ülkenin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'ndan daha büyük bir ekonomik değeri ifade ediyor. Sektör 2015 sonunda 663 milyar TL ciro büyüklüğe ulaştı. Yaklaşık 750 bin işletme bulunuyor. Bu rakam ülkemizdeki tüm işletmelerin yüzde 26'sına tekabül ediyor. Türkiye perakende sektörü; tüketim harcamalarında Avrupa'da ilk 10, gıda harcamalarında ise ilk 5 ülke içinde yer alıyor. Sektörün büyüme hızının önümüzdeki yıllarda ortalama yüzde 9 oranına ulaşılması bekleniyor. Çalışan nüfusunun yaklaşık yüzde 15'i; 2 milyon kişi bu sektörde çalışıyor. Organize perakendeciliğin toplam perakende ticaret içerisindeki payı her geçen gün artıyor. Sektörün değişim ve dönüşüm süreci, bir yandan ülke ekonomisine önemli katkı verirken bir yandan da yönlendirici ve destekleyici bir düzenleme ihtiyacı oluşturdu. Bu doğrultuda Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kabul edilerek yürürlüğe girdi. Böylece Perakendeciliğe dair kavramlar mevzuatta ilk kez tanımlandı ve uygulamada yaşanan kavram karmaşasının önüne geçildi.  Üretici ve tedarikçilerin perakende işletmelerle ilişkileri tanımlı hale gelirken; üretici ve tedarikçilerden keyfi olarak alınan prim ve bedellerin önüne geçilecek adımlar atıldı. Küçük ölçekli üretici ve tedarikçilerin markalaşmasını destekleyecek düzenlemeler hayata geçirildi" dedi.

Konuşmasında kanuna dayanarak hazırlanan ikincil düzenlemelerle alınan önlemlerle ilgili bilgi paylaşan Bakan Tüfenkci sözlerini şöyle sürdürdü; "Alışveriş merkezlerinde ortak gider katılım paylarının Türk Lirası üzerinden hesaplanıp ödenmesini sağladık. Perakendeciler ile üretici ve tedarikçiler arasındaki ticari ilişkilerden kaynaklanan prim ve bedel talepleri ile ödeme sürelerini düzenledik. Mağaza markalı ürünlerin perakende işletmelerde satılmasını ve perakende işletmelerde yöresel ürünlere raf tahsisi yapılmasını sağladık. Perakende sektöründe karşılıklı bilgi ve görüş alışverişinde bulunulmasını ve sektöre yönelik politika oluşturulmasına katkı sağlanmasını temin etmek üzere Bakanlığımız önceliğinde Perakendeciler Konseyi’nin düzenli olarak toplanmasına yönelik hükümler tesis ettik. Perakendeciler konseyi sayesinde düzenli olarak bir araya gelecek ve taleplerinizi doğrudan alma fırsatı bulacağız. Sizler varsanız, bizler de varız, adımları atarız. 2017 yılında verdiğimiz iş veren prim desteğini, 2018'dede devam ettireceğiz. Bu sizler için önemli bir katkı. Perakende sektörü, özellikle işçi sirkülasyonu çok fazla olan sektörlerden biri. Dolayısı ile perakende sektöründe 2018'de yeni istihdam sağlamaları halinde işveren üzerindeki bütün yükü ve payı hükümet olarak bizler alıyoruz. Sizlere destek veriyoruz. Sektörünüz için katma değeri artıracak, hızlandıracak taleplerinizi alıyoruz. Perakende ticaret sektöründeki paydaşların ilişkilerinin güçlendirilmesini önemsiyoruz. Haftanın bir günü marketlerin tatil edilmesinden bahsettiniz. Taleplerinizi dile getirdiniz. Eğer sizler bir araya gelebilirseniz, hiçbir yasal düzenlemeye ihtiyaç kalmadan, kararla bunu deklare edebilirseniz. Biz de bunun önünü açabiliriz."

"GEÇMİŞE YÖNELİK İSTİHDAM TEŞVİKLERİNİZİ ALIN"

TPF’nin 10 yıldır düzenlediği YZB’nin sektörü bir arada tuttuğunu belirten TOBB Başkanı M. RifatHisarcıklıoğlu; “TOBB olarak sizleri temsil ediyoruz. Hükümetimiz, özel sektörle istişare ederek önemli adımlar attı. Geçen yıl Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde başlatılan istihdam seferberliğinde, Türk özel sektörü olarak tarihimizde bir ilki gerçekleştirdik. İlk defa geçen sene 1 yılda 1 milyon 500 bin yeni istihdam sağladık. İstihdam destekleri, teşvikleri çok önemli. 2018 yılında yeni işe aldığınız her bir kişiye sadece asgari ücret kadar maaş ödeyeceksiniz. Onun üzerindeki bütün vergi yüklerini devletimiz üstlenmiş durumda. Bundan istifade edin. Ankara'da Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Bakanlarımızla sizler için destekler, teşvikler çıkarıyoruz. Özel sektör bunları yakinen takip etmeli. Birçok kurumun destek ve teşviklerden haberi yok. Maalesef verilen destek ve teşviklerden yüzde 100 yararlanılmıyor. Geçmişe yönelik istihdam teşvikleriniz için müracaat edin. Mayıs ayı sonuna kadar hakkınız var" dedi.

“NEFES KREDİSİNDEN İSTİFADE EDİN”

Konuşmasında özel sektör için önemli konuların başında gelen işçi ve işveren mahkemeleri yönünde gelişmeleri aktaran Hisarcıklıoğlu; "Geçmişte işçi ve işveren mahkemelerinde sonuçların yüzde 99,2'si işveren aleyhine sonuçlanıyordu. Bu konuda yapılan girişimlerimizle 'Arabuluculuk' sistemi hayatımıza girdi. 1 Ocak'tan itibaren işçi-işveren davalarında 22 bin dosya arabulucuya gitti. 22 bin dosyanın yüzde 68'i arabuluculukla bitmiş. Bu kapsamda odalarımızda arabuluculuk merkezleri kuruyoruz. Ayrıca geçtiğimiz hafta Başbakanımız ile birlikte İzmir'de lansman yaptık. TOBB Nefes Kredisini duyurduk. Bunun ortaya çıkmasında büyük emeği için Bakanımız Bülent Tüfenkci'ye teşekkür ederiz. Başbakanımızın desteğine ek bankalar ellerini taşın altına koydular, 7,5 milyar TL'lik kredi hacmi çıktı. 1 haftalık süreçte kullanılan miktar 2,5 milyar TL'ye ulaştı. Bunlardan da istifade edin" çağrısında bulundu.

“E-TİCARETİ ISKALAMAYIN”

PrivateLabel ürünlerin KOBİ'lerin büyümesini, markalaşmasını engellediğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; "Biz, bir taraftan markalaşma çağrısında bulunurken, öteki taraftan da markalaşmanın paçasından tutuluyor. PrivateLabel konusunda bu işin önlemi alınmazsa, milli sanayii Türkiye'de kalmaz. İthalatın önünü daha da patlatır. Özellikle hükümetimizin reel sektörün ihtiyaçlarına duyarlı yaklaştığını biliyoruz. Çözüm için yollar arıyoruz. TOBB olarak perakende sektörünü geliştirecek her türlü girişimin yanında olduk. Zira perakende demek, ekonominin yüzde 60'ı demek. Sektörünüz, ekonominin lokomotifi. Girişimci ve cesur olmanız lazım. Bu özelliklere sahipsiniz. e-ticaret konusunu ıskalamayın. Türkiye'de şu anda mobil telefonu olan kişi sayısı 70 milyon. Dünyanın 17'inci büyük ekonomisiyiz. Online perakende pazar büyüklüğü 20 milyar TL'ye ulaştı. Geçen yıl her 4 kişiden 1'i internet üzerinden alışveriş yaptı. Oran artmaya devam ediyor. Bu, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeyi amaçlayan ülkemiz için önemli bir gelişme."

"BU GURUR HEPİMİZİN"

Yerel Zincirler Buluşuyor etkinliğinin, organize gıda perakende sektörü için bir bayram niteliği taşıdığını belirten Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Mustafa Altunbilek konuşmasında; "İlkini 10 yıl önce düzenlediğimiz YZB ile amacımız, sektördeki birlikteliği kuvvetlendirmek, üretici firmaların yeni ürünleri, hizmetlerini daha da yakından tanımak, sektörün sorunlarını masaya yatırmak, sesimizi müşterilerimize, Türkiye'ye duyurmaktı. YZB, kısa sürede Türkiye'de gıda perakendesinin en büyük fuar ve konferansı haline geldi. Bu gurur hepimizin. Son 10 yılda bu sahnede çok önemli konuları gündeme getirdik. Sektörümüzdeki insan gücüne dikkat çektik. Perakende sektöründe markalaşmanın faydalarını konuştuk. İşimizde teknolojinin faydalarını aktardık. Değişim ve dönüşüm başlıklarında sektörümüz için verimlilik konularını Türkiye'nin yanı sıra yurtdışından gelen konuşmacılarımızın değerli katkıları ile değerlendirdik. Bu yıl sürdürülebilir bir dünya, gelecek nesillere daha sağlıklı bir yaşam sunmak için ana gündemimizi çevre olarak belirledik" dedi.

“ALIŞVERİŞTE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR”

Altunbilek, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan sebze ve meyve ticaretindeki yüksek zayi oranının düşürülmesi ve arz dalgalanmalarının engellenmesi için yayımlanan tebliği desteklediklerini belirterek şöyle konuştu; "Sayın Bakanımız ve Bakanlığımızın vizyoner girişimi ile binlerce ton sebze ve meyve zayi olmayacak, çöpe gitmeyecek, israf olmayacak. Sebze ve meyve ticareti izlenebilir olacak. Öte yandan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 'Atık Yönetmeliği' kapsamında 1 Ocak 2019'da hayata geçireceği düzenlemeyle poşet kullanımı satış noktalarında ücretli olacak. Doğanın yüzyıllarca kabul etmediği, çevreyi, denizleri kirleten ve insanlarla birlikte canlıların hayatını tehdit eden plastik poşet kullanımını tamamen ortadan kaldırmak gerek. Yeni yılda uygulanacak düzenleme, sadece çevre değil, ülke ekonomisi, market işletmeleri için de hayli önemli. Yapılan araştırmalara göre günlük poşet tüketimi 50 milyon adet olarak belirtiliyor. Bu tüketimin 1 yıl içinde maddi zararı milyarlarca TL iken, çevreye zararını ölçmek ise imkansız. İki bakanlığımız tarafından hayata geçirilen bu önemli projelerle alışverişte yeni bir dönem başlıyor."

“DÜZENLEMELER SEKTÖRE NEFES ALDIRACAK”

Yerel zincirlerin cirosunun zor şartlara rağmen 33 milyar TL'ye ulaştığını, 2018 yılında 73 bin çalışanıile ciroda yüzde 15 büyümeye imza atmak istediklerini belirten Mustafa Altunbilek, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Son dönemde sektördeki aşırı rekabet nedeniyle birçok yerel perakendecinin büyüme ve gelişme çabalarını askıya almış olduğunu görüyoruz. Artan maliyetler, azalan karlılıklar, perakende yasasındaki eksik ayaklar nedeni ile Türkiye genelindeki 30 bine yaklaşan market sayısı; yerel marketleri, küçük esnafı, tedarikçiyi, yatırım yaptığımız şehirleri etkiliyor. TPF olarak 3 ana konuyu hükümetimizin gündemine sunuyoruz. İlk talebimiz manav, kırmızı et, bakliyat, unlu mamuller, zeytin ve zeytinyağı ürünlerinde toptanda olduğu gibi perakende de KDV yüzde 8'den yüzde 1'e düşmesi. Bu; istihdama,vatandaşımızın alım gücüne yansıyacak. Sepetler, indirime uğrayan ürünlerle yüzde 7 daha ucuza dolacak. İkinci talebimiz yanyana market açılışları ile düzenleme. Aynı sokakta birçok market yan yana açılıyor. Bu nedenle rekabette zorlanan meslektaşlarımız hayatına devam edebilmek için ya farklı marketlerle birleşmek zorunda kalıyor ya da marketini kapatıyor. Hükümetimizden sektörümüz için üçüncü istediğimiz ise çalışma saatleri ve haftanın herhangi bir gününde marketlerin tatil edilmesi. Küçük esnafa nefes aldıracak bu düzenleme, çalışanlarımız için de bir fırsat. Çalışanlarımız aileleri ile vakit geçirebilecek, dinlenebilecek, sosyalleşecek. Verimlilikleri artacak. Eğitime, kendini geliştirmeye zaman ayırabilecek. Daha da önemlisi çalışanlarımız marketçiliği bir meslek olarak görebilecek. Bu 3 konuda sağlanacak destek, düzenlemeler; tüm sektörü kucaklayacak ve bizlere nefes aldıracak" açıklamasını yaptı.